1911’de İttihat ve Terakki’nin milli kütüphaneler kurulmasını kararlaştırmasının ardından İstanbul ve Selanik’in ardından İzmir’de de girişimler başlamıştı. İzmir’de aynı yıl başlayan girişimlerin ardından 1912 İttihat ve Terakki İzmir Şubesi, Beyler Sokağı’ndaki Salepçioğlu Konağı’nı kiralamış; konağın selamlık bölümünde kurulan milli kütüphaneyi geliştirmek ve yeni bir bina yaptırabilmek adına konağın bahçesine 1913’te Kütüphane-i Milli Sineması kuruldu. Ahşap sinema binasından elde edilecek gelirlerinin yarısı kütüphaneye, diğer yarısı da fakir çocukların eğitim masraflarına ve Şehir Kulübü’nün idaresindeki terzihaneye ayırıldı.

Dönemin İzmir Valisi Rahmi (Aslan) Bey, bugünkü Milli Kütüphane ve Elhamra Sineması’nın bulunduğu alan ile Bahri Baba Parkı’ndan arazi tahsis etti. Bahri Baba Parkı’nda milli kütüphane, kütüphaneye gelir sağlamak amacıyla bugünkü alana ise milli sinema ile patinaj ve eğlence tesisi yapılması kararlaştırıldı. 1915’te temeller atılsa da 1. Dünya Savaşı yıllarında inşaatlar ağır ilerlemeye devam ederken 1919’da başlayan Yunan İşgali dolayısıyla tamamen durdu.

İzmir’in kurtarılması ve Cumhuriyet’in kurulmasının ardından yeniden harekete geçen milli kütüphane heyeti, milli sinemanın tamamlanıp hizmete açılması için 1925’te İpekçi Kardeşler ile anlaşarak inşaatın tamamlanması sağladı.

Milli Sinema, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın bir örneği olarak Mimar Tahsin Sermet Bey tarafından tasarlandı.

7 Ocak 1926’da tamamlanan bina Elhamra Sineması adıyla hizmete girdi. Sinemadan elde edilen kira geliri ve Milli Kütüphane idaresindeki aydınlatma hizmeti geliri ile de bugünkü yerinde daha önce eğlence tesisi yapılması planlanan alana inşa edilen Milli Kütüphane 1933’te açıldı.

Milli Sinema Salonu adıyla da anılan Elhamra Sineması, açıldığı yıl ülke tarihine damga vuran İzmir Suikastı davasının İzmir yargılamaları bölümüne de ev sahipliği yaptı. 26 Haziran’da başlayıp 13 Temmuz’a kadar süren İstiklal Mahkemesi yargılamaları bu binada yapıldı.

İzmir’deki seçkin birkaç sinema salonundan biri olan Elhamra birçok ilke ev sahipliği de yaptı. Dünyanın ilk sesli sinema filmi Caz Şarkıcısı (The Jazz Singer) ve Muhsin Ertuğrul'un yönettiği ilk sesli Türk filmi olan İstanbul Sokakları bu salonda gösterildi. Kurulduğu günden itibaren sinema gösterimlerinin yanı sıra tiyatro başta olmak üzere diğer sahne sanatlarının önemli temsilleri de yine bu salonda yapıldı. Mithat Fenmen, Ferhunde Erkin, Necdet Remzi Atak, Münir Nurettin Selçuk gibi ünlü müzisyenler bu salonda konser verdi.

Kültür sanat etkinlikleriyle sonraki yıllarda da hizmet vermeye devam eden Elhamra Sineması, 15 Şubat 1978’de Milli Kütüphane Vakfı’nın kurulmasıyla birlikte Milli Kütüphane Derneği’nin diğer mal varlıklarıyla birlikte vakfa devredildi. Vakıf da aynı yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla yapılan anlaşmayla Elhamra Sineması’nı bakanlığa kiraladı. Bakanlık, aynı yıl başlattığı restorasyon ve salon düzenlemeleri sonrası binayı İzmir Devlet Opera ve Balesi’ne tahsis etti. Takip eden yıllarda İzmir’de sahnelenen birçok opera, operet ve bale gösterisi uzun yıllar bu salonda yapıldı.

Elhamra Sahnesi, tam 100 yıl önce olduğu gibi İzmir’in kültür sanat yaşamının abide mekanı olarak film gösterimleri, konserler, tiyatrolar ve dans gösterileri gibi çeşitli kültür sanat faaliyetlerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Bu sayfayı hazırlamak için her hafta verdiğimiz emeği ve abonelerin haklarını korumak için giriş yapmalı veya abone değilseniz abone olmalısınız.