Doğa bu yıl hasretle beklediğimiz yazı, ilkbaharı kısaltıp bizi yağmurlar ve kapalı günlerle sınadıktan sonra ancak Mayıs sonunda bahşetti. Kurban Bayramı tatilinde kimileri sezonu açabilecek şanslı havalara denk gelirken kimileri de baskın sağanaklarda ıslandı. Benim için ikinci seçenek daha geçerliydi. Bu sebeple yaz sezonunu Kuşadası’nda, Qlusive Hotel’de açtım sayılır.
Geçtiğimiz hafta bir elin parmağı kadar davetliyle birlikte İzmir Postası’nı temsilen Qlusive Hotel’deki Ege’nin Dokuları menü tadımı gecesine davetliydim. Şef Yıldız Öz Samaha ve Şef Eren Erdem’in birlikte hazırladıkları sekiz tabaklık menü tadımı için La Cucina Quieto’da bir araya geldik.

Güneş, Samos’u terk edip Sığacık Körfezi’ne doğru çıkarken göz hizamızdan bir süre bizi selamladı. Aklımdan tam olarak güneşin parlaklığı ve yakıcılığı arasındaki farkı çoğu zaman önemsemediğimiz gibi fikirler geçerken menüdeki ilk tabağa gözüm takıldı: Ateş Sarmalı. Bir süre nasıl bir başlangıç olacağını düşünmeye çalışsam da kısa sürede pes edip ilk servisi beklemeye başladım. Çıtır baklava yufkasıyla ismini hak etse de verdiği serinlikle damağımda mükemmel bir tezat oluşturdu.
Her bir tabak için ayrı ayrı yorumlar yapmayı sıkıcı ve deneyim aktarımından ziyade malumatfuruşluk olarak görsem de birkaç yorum yapıp gerisini sizin kendi deneyiminize ve damak tadınıza bırakıyorum.
Ege ve yerel mutfak motifleri deyince akla gelen ilk 10 yemekten biri olabilecek keşkek vb. bir ürün görmediğim için öncelikle çok mutlu oldum. Yukarıda bahsettiğim gibi güzel bir soğuk başlangıcın ardından gelen tabakta enginar ile kendini hissettiren ekşi notalar Girit kabağı ve isli yoğurt ile hafifledi.

Atom soslu karides ise damağımı tam kararında şaşırttı. Sonraki tabakta cibezin ilginç bir kullanımına tanık oldum. Kötüydü diyemem, alışılmadıktı. Ardından gelen salatadaki Ege otlarının baskınlığı ızgara şeftali dilimleriyle çok uyumlu ve ekşi tonları çok iyi dengelemişti. Güzel bir kuzu sırtın ardından gelen tatlı Yaz Dönümü, şerbetli kekiyle geleneksel Türk mutfağına göz kırparken tahmin ettiğimden hafifti.
Menüyü hazırlayan ben olsaydım belki de tatlıda damla sakızlı bir sürpriz deneyebilirdim.
Ekşi tonların ve narenciyenin Ege otlarıyla birlikte baskın olduğu bu menünün yanında benim tercihim Sauvignon Blanc oldu. Yemek sırasında ve sonrasında da damağım asidite dengesi dolayısıyla bana teşekkür etti.
Ege’nin Dokuları menüsü, meraklıları için sezon boyunca La Cucina Quieto’da servis edilecek.


